
Kontrol etme ihtiyacı her zaman obsesif bir yapıdan kaynaklanmaz. Bazen kaygıyı düzenleme çabasıdır, bazen de etki kurma ve sonucu belirleme isteği. Dışarıdan benzer görünse de, iç motivasyonu ve ilişkiler üzerindeki etkisi farklıdır.
Obsesif kontrolde amaç çoğunlukla kaygıyı düşürmektir. Kişi hata yapmamak, düzeni korumak ya da olası bir riski engellemek için tekrar tekrar kontrol eder. İçeride çalışan ses genellikle şunu söyler: “Kontrol etmezsem kötü bir şey olabilir.” Bu kontrol, bir güvenlik arayışıdır.
Bazı kontrol biçimlerinde ise odak güvenlik değil, etki kurmaktır. Kişi sonucu belirlemek, yönlendirmek ya da süreci kendi istediği gibi şekillendirmek ister. Sınırlar zorlanabilir, ısrar artabilir ve karşı tarafın alanı fark edilmeden ihlal edilebilir. İç ses burada daha çok şuna odaklanır: “Bu iş olmalı, sonuç alınmalı.”
Birinde kaygıyı regüle etme çabası vardır, diğerinde sonucu ve etkiyi regüle etme.
Birinde tehdit algısı öndedir, diğerinde yönlendirme ihtiyacı.
Dışarıdan aynı davranış gibi görünse de; biri içsel huzursuzluğu yatıştırmaya çalışırken, diğeri ilişki içinde kontrol ve etki kurma üzerinden işler. Bu ayrımı görmek, hem kişinin kendini anlaması hem de ilişkilerde yaşanan gerilimi doğru yerden değerlendirmek için önemlidir.
Uzman Klinik Psikolog Çağdaş Çuhadar
