İnsan sosyal bir varlıktır. İnsanlar, beyindeki nöronlar gibi; bir arada çalışmaya, var olmaya ihtiyaç duyarlar. Farklı gruplara dâhil olarak yaşamlarını sürdürürler. Ruh sağlığı alanında ise, gruplar halinde yaşamaya duyulan ihtiyaç, grupların güven verici ve iyileştirici ortamları, alınan olumlu sonuçlar, grupla yapılan tedavi çalışmalarının oldukça yaygınlaşmasına sebep olmuştur. Grup çalışmaları hakkında kuramsal gelişmeler ve bilimsel çalışmaların artmasının yanında; birçok filmde, dizide yer almaları, medyada söz edilmesi nedeniyle grup çalışmaları yaygınlaşmış, tanınmış ve kabul gören uygulamalar haline gelmiştir.

Ruh Sağlığı Alanında Farklı Grup Çalışmaları Nelerdir?
Ruh sağlığı alanında; psikolojik danışma grupları, psikoterapi grupları, etkileşim grupları, rehberlik grupları, psikoeğitim grupları, yaşantı grupları, kendine yardım grupları, destek grupları ve psikodrama grupları gibi farklı grup türleri bulunmaktadır. Bu gruplar amaç ve işleyişleri açısından farklılıklar göstermektedir.
Psikolojik danışma grupları, iyileştirici özelliğe sahip ve sorun odaklı gruplardır. “Grupla Psikolojik Danışma” olarak adlandırılırlar ve bu gruplarda kişilerin başa çıkma mekanizmalarının geliştirilmesi hedeflenir. Yas, ilişkiler, duygularla baş etme gibi konular ele alınır.
Psikoterapi grupları, tedavi edici gruplardır. Duygusal ve davranışsal bozuklukları tedavi etme amacını taşır. Bu gruplar genelde hastanelerde veya özel kliniklerde yürütülür. Sıklıkla homojen, yani benzer psikolojik sorunlara sahip kişilerin aynı grupta olduğu oturumlar oluşturulur. Danışanlar önce terapistle bireysel görüşme yapıp ardından bu gruplara yönlendirilirler. Terapistin rolü kullandığı yönteme göre değişir. Gestalt, kısa terapi grupları, destekleyici-ifade edici, bilişsel-davranışçı, psikanalitik, psikodrama gibi farklı grup terapisi türleri mevcuttur.
Destek ve kendine yardım grupları, bir ruh sağlığı uzmanının grup lideri olmadığı, grup içerisinde yardımın grup üyeleri tarafından yapıldığı gruplardır. Benzer duyguları ve yaşantıları olan kişiler birbirleriyle paylaşımda bulunur ve birbirlerine destek olurlar. Adsız Alkolikler, Adsız Narkotikler gibi kendine yardım grupları bu gruplar arasına girmektedir. Kendine yardım grupları, destek grupları gibi gruplar, terapi grupları olmamakla beraber genellikle tedavi edicidir. Kişinin kişisel gelişim ve eğitim gibi ihtiyaçlarını karşılama görevi görebilmektedir. Bu gruplara kişinin kendisi başvurabilmekle birlikte bir ruh sağlığı uzmanı tarafından da yönlendirilebilmektedir.
Bu grupların yanında, bireylerin farkındalıklarını artırmak ve yaşamda karşılaşacakları sorunları çözmeleri için bilgi ve becerilerini artırmak amacıyla psikoeğitim ve rehberlik grupları yapılmaktadır. Psikolojide uygulanan atölye çalışmaları bu grupların kapsamına girmektedir. Bu gruplarda demonstrasyon yöntemi, etkinliklere yaşantısal olarak katılma ve grup tartışmaları kullanılır. Genellikle oturum sayısı önceden belli ve sınırlıdır. Ebeveyn-çocuk ilişkisini geliştirme amacıyla yapılan Filial Terapi grupları, öfke yönetimi grupları, sosyal beceri geliştirme grupları bu gruplara örnektir.
Grup Hangi Durumlarda Kullanılır ve Nasıl Oluşturulur?
Ruh sağlığı alanında grup çalışmaları çeşitlilik göstermektedir ve kendine geniş bir skalada uygulama alanı bulmuştur. Genellikle benzer sorunlara sahip veya benzer stresli yaşam dönemlerinden geçen bireyler grupları oluşturur. Yeme bozukluğu grupları, alkol madde kumar bağımlılığı grupları, kanser destek grupları, cinsel taciz kurbanları, panik rahatsızlıklar, kronik şizofreni hastaları, şiddete eğilimli erkekler, boşanmışlar, yakınlarını kaybedenler, dağılmış aileler, evli çiftler için gruplar gibi birçok uygulama biçimleri mevcuttur. Psikoeğitim ve rehberlik grupları gibi gruplarda öfke ile baş etme, ebeveynlik becerileri, sosyal becerileri geliştirme gibi daha genel konular çalışılabilmekte ve bu gruplar daha heterojen olabilmektedir.
Gruplar oluşturulurken ilk olarak üyeler seçilir. Psikolojik danışma ve grup psikoterapi gruplarına danışanlar dâhil edilmeden önce uzmanlar bireysel görüşme gerçekleştirir. Uygun sayıda danışan gruplara yönlendirilmelidir. İdeal grup üyesi sayısı 7 ile 8 kişi, kabul edilebilir sayı ise 5 ile 10 kişidir. Oturumların süresine, sıklığına ve uzunluğuna karar verilir. Grup psikoterapisi oturumları genellikle haftada bir gerçekleştirilmektedir.

Grupların İyileştirici Özellikleri Nelerdir?
İyi işleyen grupların tanınması ve gruplardaki iyileştirici özelliklerin desteklenmesi için Irvin Yalom tarafından 11 iyileştirici faktör tanımlanmıştır. Bu faktörlerden birincisi grup uyumudur. Üyelerin değerli hissettikleri, birbirlerine karşı yakınlık duydukları, koşulsuz kabul edildikleri, desteklendikleri ve güven duygusunu deneyimledikleri gruplar iyileştirici özellikler taşımaktadır. Bir diğer iyileştirici faktör evrenselliktir. Üyeler kendileri gibi zorlayıcı duygu ve düşüncelere sahip diğer bireylerin varlığını gördüklerinde yalnız olmadıklarını fark ederler ve bu zorlayıcı yaşantıları kabul etmeleri kolaylaşır.
Grup üyelerinin uzmandan ve birbirlerinden yaşam becerilerine dair bilgi edinmesi ve rehberlik edilmesi, benzer sorunların üstesinden gelen bireylerle tanışmaları yoluyla umut aşılanması, bireylerin yaşadıkları zorlayıcı durumla ilgili duygusal boşalım (katarsis) yaşamaları, bireylerin başkalarına yardım etmeyi deneyimleyerek diğergamlığı tecrübe etmeleri grupların terapötik özellikleri arasındadır. Gruplar; kişilerin yaşamın anlamını sorgulamalarına ve sorumluluk almanın önemini hatırlamalarına yardımcı olur.
Bunların yanında kişiler, yaşamın mikrokozmosu olan grup içerisinde kişiler arası etkileşimleri öğrenirler, edinmek istedikleri davranışları izleyip model alma imkânı bulabilirler ve gerekli sosyal becerileri kazanabilirler. Aileleriyle ilgili sıkıntılı süreçlerden geçmiş danışanlar için önemli aile dinamiklerini iyileştirici bir ortamda yeniden yaşamaları için fırsat sunar.
Grup çalışmalarının avantajları nelerdir?
Gruplarda danışan, birden fazla katılımcıdan tepki ve geri bildirim alır. Bu tepki ve geri bildirimler danışanın yeni birçok davranış öğrenmesini sağlamaktadır. Katılımcılar birbirlerine başa çıkma ile ilgili farklı seçenekler sunabilirler, yeni davranış kalıpları geliştirebilirler ve insanlarla etkili iletişim kurmayı öğrenebilirler. Katılımcılar, diğerlerinin bakış açılarını ve algılarını görebilmeye başlarlar.
Küçük bir sosyal evren olan gruplar, birçok farklı kişilik yapısına sahip bireyi bir araya getirebilmektedir. Bireyler gerçek sosyal dünyalarının temsili olan bu grupta yeni sosyal beceriler öğrenebilir ve deneyimleyebilirler. Terapistler de sosyal becerilerinin gelişmesine ihtiyaç duyan danışanlarını doğrudan deneyimleyebilmesi için gruplara yönlendirebilirler. Grup terapisi ortamı kişinin grup içinde gözlemlenebilmesi için de bir fırsattır.
Benzer deneyimler yaşamış diğer kişilerle bir araya gelmek, danışana daha iyi anlaşıldığını ve yalnız olmadığını hissettirebilir. Ayrıca grup terapisi danışan için bireysel terapilere göre daha ekonomik olduğu gibi, terapistin de vaktini daha etkin kullanmasına ve maliyeti düşük tutabilmesine yardımcı olur.
Uzman Psikolojik Danışman
Havva Rüveyda Çal
Kaynakça
Kağnıcı, Y., Koydemir, S., Çakır, G., Gizir, C. A. ve Tuna, M. E. (2014). Grupla psikolojik danışma. Pegem Akademi.
Grup terapisi nedir? Neden katılmalısınız?
https://ipam.ihu.edu.tr/tr/grup-terapisi-nedir-neden-katilmalisiniz
Yalom, İ. (2002). Grup psikoterapisinin teori ve pratiği. Kabalcı Yayınevi.
Pdrbirimi, (2019, Şubat). Grupla psikolojik danışmada grup türleri
https://pdrbirimi.com/grupla-psikolojik-danismada-grup-turleri/
