
Özel gereksinimli çocuklar; belirli alanlarda akranlarından farklılık gösteren ve bir ya da birden fazla alanda özel eğitim desteğine ihtiyaç duyan bireylerdir. Bu çocukların yaşamları boyunca yalnızca özel eğitim değil, aynı zamanda güçlü bir aile desteği de büyük önem taşımaktadır. Bu süreçte ebeveynlerin sorumlulukları artmakta ve buna bağlı olarak ihtiyaçları da çeşitlenmektedir. Dolayısıyla özel gereksinimli bir çocuğa sahip olmak, aynı zamanda ailenin yoğun destek süreçleriyle ilerleyen bir yaşamı deneyimlemesi anlamına gelmektedir.
Ailelerin bu sürece uyum sağlayabilmesi için genellikle şu evrelerden geçtiği bilinmektedir:
- Şok
- İnkar
- Kabul
Bu evrelerin sağlıklı bir şekilde atlatılabilmesi için psikolojik destek alınması önemlidir. Aile–eğitici–uzman iş birliği bu noktada kritik bir rol oynamaktadır. Ailenin kabul süreci, çocuğun engelini ortadan kaldırmasa da, çocuğun eğitimine verilen önemi artırmakta ve ailenin farkındalığını güçlendirmektedir.
Şok sürecinde genellikle inanamama ve hissizlik, inkâr sürecinde engeli reddetme ve korku, kabul sürecinde ise durumu kabullenme görülmektedir. Ancak bu evreler her ailede aynı sırayla ya da aynı şekilde yaşanmayabilir.
Özel gereksinimli çocukların rehabilitasyon, eğitim ve sağlık giderleri aileler üzerinde ek bir ekonomik yük oluşturmaktadır. Bu nedenle geliştirilen sosyal politikalar ve maddi destekler ile ailelerin üzerindeki ekonomik yükün hafifletilmesi önemlidir.
Ebeveynlerin bakım sürecinde eşit sorumluluk alması gerekmektedir. Ancak özellikle ataerkil toplum yapılarında, babanın rolü daha fazla takdir edilirken annenin yaptığı bakım “zaten olması gereken” olarak görülmektedir. Bu durum, özel gereksinimli çocuk sahibi olmaktan ziyade toplumsal normlarla ilişkilidir ve yaygın bir sorundur.
Ayrıca, özel gereksinimli çocuğa sahip ailelerde; normal gelişim gösteren çocuklara sahip ailelere kıyasla daha fazla stres yaşandığı, partnerlik rolünün zayıfladığı ve eş ile ebeveyn rollerinin iç içe geçtiği gözlemlenmektedir. Bu noktada bir aile danışmanından destek almak; rol ve sorumlulukların yeniden düzenlenmesi açısından faydalı olabilir.
Özel gereksinimli kardeşi olan çocuklarda ise:
- Depresyon
- Öfke
- Anksiyete
gibi psikolojik zorlanmalar görülebilmektedir. Bu nedenle kardeşlerin de psikolojik destek almaları önemlidir.
Bazı kardeşler ebeveyn rolünü üstlenirken, bazıları kardeşlerinin görünümü ya da davranışları nedeniyle utanabilir; durumun bulaşıcı olabileceğini düşünerek korku yaşayabilir, kendilerinde bir sorun olmadığı için suçluluk hissedebilir veya ebeveyn ilgisini kıskanabilir. Bu gibi durumlarda çocuklara anlayışla yaklaşılmalı ve üzerlerine fazladan sorumluluk yüklenmemelidir.
Özel gereksinimli çocuğa yoğun ilgi gösterilirken diğer kardeşler ihmal edilmemelidir:
• Kardeşlere, özel gereksinimli birey hakkında doğru ve yaşlarına uygun bilgiler verilmelidir. Soruları açık ve anlaşılır şekilde yanıtlanmalı, gerektiğinde uzman görüşü alınmalıdır.
• Duygularını ifade etmeleri konusunda desteklenmeli ve her birinin biricik olduğu unutulmamalıdır.
Ailelerde empati becerisinin gelişmesi bu sürecin olumlu yansımalarından biridir. Ancak bu süreci yönetmekte zorlanan ailelerin psiko-sosyal destek almaları önemlidir.
Yeliz ALTOP
Sosyal Hizmet Uzmanı-Aile Danışmanı
